Tekerrür
1- 657 sayılı Yasanın 125. maddesinde, cezaların tekerrüründen değil, disiplin cezalarının verilmesine sebep olunmuş, fiil veya hallerin tekerrüründen bahsedildiğinden, söz konusu fiil ve haller nedeniyle verilen disiplin cezaları affedilmiş olsa bile ilgiliye tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekeceği hk.
İsteğin Özeti : Kayseri İdare Mahkemesinin 21.6.2000 günlü. E:;1999/924, K:2000/497 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Danıştay Tetkik Hakimi …Düşüncesi_:İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup. bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı ….Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
Dava, davacının ... Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünde kontrol memuru olarak görev yapmakta iken, göreviyle ilgili çıkar sağladığından bahisle 657 sayılı Yasanın 125/2.maddesi uyarınca tekerrür hükümleri de uygulanarak devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 25.10.1999 gün ve 16 sayılı Yüksek Disiplin kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Kayseri İdare Mahkemesinin 21.6.2000 günlü, E:1999/924, K:2000/497 sayılı kararıyla; 3.9.1999 gün ve 23805 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4455 Sayılı .Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Yasa'nın 1. maddesini n 3. fıkrasında. 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenen ve af kapsamına giren disiplin cezalarının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı ilgili hakkında disiplin soruşturma ve kovuşturmasının yapılamayacağı, devam etmekte olan disiplin soruşturma ve kovuşturmalarının işlemden kaldırılacağı, kesinleşmiş olan disiplin cezalarının infaz edilemeyeceğinin hükme bağlandığı, dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 1997 yılı içerisinde göreviyle ilgili olarak çıkar sağladığı gerekçesiyle bu eylemine karşılık 657 sayılı Yasanın 125.maddesini n (D) fıkrasının (c) bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, ilgilinin daha önce 4.12.1997 gün ve 40 sayılı Disiplin Kurulu kararı ile bir yıl. 17.4.1998 gün ve 15 sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile üç yıl ve 22.9.1998 günlü onay ile bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması nedeniyle 657 sayılı Yasanın 125.maddesinin 2. fıkrası uyarınca tekerrür hükümleri uygulanarak davacının devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırıldığının anlaşıldığı, olayda; dava konusu disiplin cezasından önce davacıya verilen disiplin cezalarının 4455 sayılı Yasanın 1. maddesiyle affa uğradığı kuşkusuz olup, bu cezalar dayanak alınarak ilgiliye tekerrür hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığı, öte yandan davacının üzerine atılı fiilin işleniş tarihinin 1997 yılı yaz ayları olduğuna ve bu fiile karşılık gelen maddenin de davalı idarece 657 sayılı Yasanın 125.maddesinin D/c fıkrası gösterildiğine göre adı geçenin bu eyleminin 4455 sayılı Yasanın 1.maddesi ile affedilen suçlar arasında yer aldığı, bu durumda 4455 sayılı Yasanın 3.9.1999 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra dolayısıyla davacının üzerine atılı fiilinin de af yasası kapsamında olması nedeniyle adı geçen hakkında yapılan soruşturmanın anılan yasanın 1.maddesinin 3. fıkrası uyarınca işlemden kaldırılması gerekirken yukarıda özetlenen şekilde tekerrür hükümleri de uygulanarak davacının devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin olarak tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare; davacının dava konusu disiplin cezasına dayanak olan fiili nedeniyle …..İlçe İdare Kurulunca Türk Ceza Kanununun 240.maddesi uyarınca yargılamasına karar verildiğini ve bu kararın onandığını, 657 sayılı Yasanın 125/2.maddesi uyarınca tekerrür halinin bulunması nedeniyle devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının hukuk ve usule uygun olduğunu ileri sürmekte ve idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
657 sayılı Yasanın 125.maddesinin (E) fıkrasından sonra gelen fıkrasında; "Disiplin cezası yerilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe, bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında bir derece ağır ceza verilir." hükmüne yer verilmiştir.
3.9.1999 gün ve 23805 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4455 sayılı Memurlar ile Diğer kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1.maddesinde, "23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenmiş, devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet,hırsızlık, dolandırılıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar "veya istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarım açığa vurma suçları sebebiyle sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 68 inci maddesinin (e) ve (f) bentlerine ve 69 uncu maddesinin bir ila dördüncü fıkralarına göre verilmiş yer değiştirme veya meslekten çıkarma, mülga 2556 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 92. maddesinin bir. iki, dört ve altıncı fıkralarına göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları hariç olmak üzere, kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile 'bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile affedil misti r." hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden: davacının, 4.12.1997 gün ve 40 sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile 657 sayılı Yasanın 125/D-c maddesinde yer alan göreviyle ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak fiili nedeniyle l yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması ve yine 17.4.1998 gün ve 15 sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile de. 125/D-f maddesinde yer alan gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiili nedeniyle 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına, genel müdürlük makamının 22.9.1998 günlü onayı ile de. 1985 yılı kadastro çalışmalarına karşı vatandaşlarca açılan davalardaki bilirkişilik görevi sırasında ve kesinleşen kararların infazı aşamasında vatandaşlardan para toplamak eylemine ilişkin olarak hakkındaki disiplin soruşturması sonucunda devlet memurluğundan çıkarma cezası önerisi ile dosyanın Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği, anılan kurulca adı geçen hakkında dolandırıcılık suç isnadı ile dava açıldığından, bu dava sonucunda ceza alması halinde 657 sayılı Yasanın 48 (5). 98(b) maddeleri gereğince görevine son verileceğinden önerinin reddine karar verildiği belirtilerek, 657 sayılı Yasanın 126/3. maddesi uyarınca anılan kanunun 125/D fıkrası uyarınca l yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı, dava konusu 25.10.1999 günlü. 16 sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile de; davacının ... Kadastro Müdürlüğü kontrol memuru iken ... Köyünde 1985 yılında yapılan tapulama çalışmalarında itirazlı olarak komisyona intikal eden ve 1998 yılında karara bağlanan 6 adet parselle ilgili olarak komisyon kararı olmadığı halde 1997 yılında parsel başına 2.000.000.TL menfaat temin ederek usulsüz olarak 6 adet çaplı tasarruf vesikası vermek yolundaki eylemi nedeniyle, yukarıda sözü edilen ve davacı hakkında daha önce verilen disiplin cezaları sebebiyle 657 sayılı Yasanın 125/2.maddesinde belirtilen tekerrür hükümleri uygulanarak ve eylemin 4455 Sayılı Yasa kapsamında görülmeyerek devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar.verildiği, söz konusu fiili nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 5.10.1999 günlü, E:1999/18, K:1999/38 sayılı kararı ile görevi kötüye kullanmak suçundan 6 ay hapis ve 860.000.TL.ağı r para cezasıyla cezalandırılmasına, 3 ay süreyle memuriyetten yoksun bırakılmasına, hürriyeti bağlayıcı cezanın ağır para cezasına çevrilerek ertelenmesine karar verildiği, bu kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Davacı hakkında 4.12.1997 - 17.4.1998 - 22.9.1998 tarihlerinde verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları, 4455 sayılı Yasanın 1.maddesiyle affa uğramış ve bu cezalar ortadan kalkmış olmakla birlikte 657 sayılı Yasanın yukarıda anılan 125. maddesindeki hükmünde "cezaların tekerrüründen" değil, disiplin cezalarının verilmesine sebep olmuş bir "fiil veya halin" tekerrürü halinden bahsedilmiş olup, bu nedenle söz konusu fiil ve haller mevcut iken, bu fiil ve haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının affa uğramış olmasıyla ilgiliye tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı sonucuna varılmasına olanak bulunmamaktadır.
Yukarıda yer alan açıklamalar karşısında, disiplin cezalarının affa uğramış olmasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği açık olduğundan, mahkemece davanın esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken, işlemin tekerrür koşulları bulunmaması nedeniyle iptal edilmesinde isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle. Kayseri İdare Mahkemesince verilen 21.6.2000 günlü, E:1999/924, K:2000/497 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin l/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3.fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine (T.C.DANIŞTAY Onikinci Daire Esas No: 2000/3109 Karar No: 2000/3834).
2- Aynı disiplin cezasını gerektiren aynı disiplin suçunun işlenmesi durumunda sözkonusu ceza bir kez daha ağırlaştırılamaz.
İstemin Özeti: ... Kapalı Cezaevi İnfaz ve Koruma memuru olan davacının işlediği öne sürülen disiplin suçu nedeniyle 657 sayılı yasanın 2670 sayılı yasa ile değişik 125. maddesinin 2. fıkrası gereğince "Devlet Memurluğundan çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu kararın iptali istemiyle açılan dava sonucunda Edirne İdare Mahkemesince, kararın verildiği tarih itibariyle mevzuata uygun olmakla birlikte, 657 sayılı yasanın 125 nci maddesinde yer alan tekerrür hükmünün uygulanmasına dayanak alınan kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının kararın verilmesinden sonra yürürlüğe giren 3249 sayılı yasayla atfedilmiş olması nedeniyle davacının işlemiş olduğu fiilin karşılığı olan ve devlet memurluğundan çıkarma cezası olarak ağırlaştırılan kademe ilerlemesinin durdurulması cezasınında af yasası kapsamına girdiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen 27.04.1988 günlü ve E: 1987/71, K: 1988/148 sayılı kararın, 3249 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte adı geçenin devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verildiği, son fiilin karşılığı cezanın ağırlaştırılarak tatbik edildiği, bu tarihten sonra çıkan af yasasının son fiilin karşılığı cezanın ağırlaştırılarak tatbik edilmesine engel olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden istemin reddi gerekeceği yolundadır.
Danıştay Savcısı M.İ.D.`nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49 uncu maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Türk Milleti Adına Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince işin gereği düşünüldü: ... Kapalı Cezaevi İnfaz ve Koruma memuru olarak görev yapan, davacı 1980 yılında 1 gün göreve gelmemekten dolayı 1/4 nisbetinde maaş kesimi cezası, 15.05.1984, 12.10.1984 ve 30.12.1984 tarihlerinde 1 gün nöbet görevine gelmemesi üzerine her cezada tekerrür hükümleri uygulanarak üç defa üst ceza olan "1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası; 12.02.1985 tarihinde ise "göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkolü içki içmek" fiilinden dolayıda Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca, işlediği disiplin suçunun karşılığı olan kademe ilerlemesinin durdurulması cezası 657 sayılı Yasanın 125. madesinde yer alan tekerrür hükmü uygulanıp bir derece ağırlaştırılmak suretiyle "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla cezalandırılmıştır.
Davalı İdare Yüksek Disiplin Kurulunca alınan 10.07.1985 tarih ve 1985-85 sayılı bu karar, Edirne İdare Mahkemesince, karar verildiği tarih itibariyle mevzuata uygun olmakla birlikte, 657 sayılı yasanın 125 nci maddesinde yer alan tekerrür hükmünün uygulanmasına dayanak oluşturan kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının kararın verilmesinden sonra yürürlüğe giren 3249 sayılı yasayla atfedildiği, dolayısıyla davacının işlemiş olduğu fiilin karşılığı olan ve devlet memurluğundan çıkarma cezası olarak ağırlaştırılan kademe ilerlemesinin durdurulması cezasınında af yasası kapsamına girdiği gerekçesiyle iptal edilmiştir.
03.01.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3249 sayılı yasa ile memurlar ile diğer kamu görevlilerinin bazı disiplin cezalarının affı yoluna gidilirken yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen fiilen sebebiyle kurumla sürekli olarak ilişik kesme sonucunu doğuran disiplin cezaları af kapsamı dışında bırakılmıştır.
Anılan Yasanın yürürlüğe girmesinden önce davacı hakkında verilen devlet memurluğundan çıkarma cezasınında sözkonusu af kapsamına girmediği açıktır. Dolayısıyla söz konusu devlet memurluğundan çıkarma cezasının tümüyle 3249 sayılı Af Yasası hükümleri dışında tutulması gerekir.
Temyizen incelenen kararda belirtilenin aksine, davacıya verilen devlet memurluğundan çıkarma cezasının, tekeırür hükmü uygulanmasından dolayı sebebini oluşturan üç ayrı disiplin cezasının af kapsamına girdiğinden bahisle dayanağı kalmadığını kabule olanak bulunmamaktadır.
Davalı idarece, davacıya devlet memurluğundan çıkarma cezası verilirken 657 sayılı Yasanın 125. maddesinde yer alan "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır" hükmü dayanak alınmıştır.
Yazılı metinden de anlaşılacağı gibi, anılan yasa hükmünde, disiplin dışı hareketlerin tekrarını önlemek amacıyla aynı disiplin cezasını gerektiren ayın disiplin suçunun tekrar işlenmesi halinde; söz konusu disiplin suçunun cezasının bir derece ağırlaştırılması öngörülmüştür.
657 sayılı Yasanın cezaların verildiği tarihte yürürlükte bulunan 125. maddesinde, 1 gün göreve gelmemek şeklinde tanımlanan disiplin suçuna "aylıktan kesme cezası", "göreve sarhoş gelmek" şeklindeki disiplin suçuna ise "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası verilmesi öngörülmüştür.
657 sayılı yasanın, aynı disiplin cezasını gerektiren aynı disiplin suçunun işlenmesi halinde uygulanabilecek 125 nci maddesinin anılan hükmüne göre sözkonusu cezanın bir kez daha ağırlaştırılamayacağı açık bulunmaktadır.
Bu itibarla 1980 yılında bir gün, 1984 yılında 3 defa birer gün göreve gelmeyen ve her defasında tekerrür hükümleri uygulanarak 3 defa bir üst ceza alan kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilen davacının, en son göreve sarhoş gelmek fiilini eylediğinden bahisle tekrar tekerrür hükümleri uygulanarak "devlet memurluğundan çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemini iptali yolunda Edirne İdare Mahkemesince verilen karar dayandığı gerekçe yönünden yerinde olmamakla birlikte; sonuç itibarıyla yerinde bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin 2577 sayılı yasanın 49. maddesine uygun olmayan temyiz isteminin reddiyle, temyizen incelenen kararın belirtilen gerekçeyle onanmasına, 29.03.1990 tarihinde oybirliği ile karar verildi. D. 10.Daire E. 1988/1946 K. 1990/720
3- …Tekerrür nedeniyle bir derece ağır ceza verilirken, işlenen suçun niteliği hangi cezayı gerektiriyorsa bu "cezanın bir derece ağırının verilebileceği, yoksa her suç işlenişinde önceki cezanın bir üstü cezanın verilemeyeceği (D.8.D. E: 1993/1293, K: 1994/680);
4- …Tekerrür nedeniyle daha ağır cezanın verilebilmesi için, önceki cezanın tebliğ edilmesi şart olmayıp,aynı nitelikte iki suçun işlenmesinin yeterli olduğu (D.8.D.E: 1994/356, K.1994/1179);
5- Tekerrür nedeniyle bir derece ağır ceza verilirken, işlenen sucun niteliği hangi cezayı gerektiriyorsa bu "cezanın bir derece ağırının verilebileceği, yoksa her suç işlenişinde önceki cezanın bir üstü cezanın verilemeyeceği (D.8.D. E: 1993/1293, K: 1994/680)
6- Bir alt ceza, disiplin cezası olarak memurun fiiline uyan cezanın alt sınırı olmayıp, yasadaki sıralamaya göre bir derece hafif olan ceza olduğu.(Danıştay 8. D.30.09.1996 Esas:1994/7701 ;Karar:1996/2345)
7- Başörtülü olarak derse giren öğrenciye kınama cezası verildikten sonra birden fazla tekerrürü halinde ancak bir üst caza verilebileceği, fiilin her tekrarında daha üst ceza verilemeyeceği.(Danıştay 8.D.Esas:1994/5932,Karar:1996/544)
8- Tekerrürden dolayı aynı suçun her işlenmesinde daha üst ceza verilerek çıkarma cezası verilemeyeceği. (Danıştay 8.D.Esas:1994/162,Karar:1994/1579
9- 657 sayılı Kanunun 125 nci maddesinde, cezaların tekerrüründen değil, disiplin cezalarının verilmesine sebep olunmuş fiil veya hallerin tekerrüründen bahsedildiğinden, söz konusu fiil ve haller nedeniyle verilen disiplin cezaları affedilmiş olsa bile ilgiliye tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekeceği hakkında. (Danıştay 12. Daire , T:08.11.2000 E:2000/3109, K:2000/3834 )














