Mahkeme Karar Özetleri
Görevden Uzaklaştırma
Görevden Uzaklaştırma
1- Bakanlık emrine alma konusunda idareye tanınan salâhiyeti mutlak ve hudutsuz olarak kabule imkân yoktur.
Bakanlık emrine alınan (işten el çektirme) işleminin mesnedi olan memurun eylem ve hareketinin gördüğü amme hizmetine doğrudan doğruya müessir olması gerekir. Davacının senelik iznini kullandığı esnada ve daire haricinde başmüfettişe hakaret etmesi ve tokat atması fiillerini ika eylediği sebep gösterilerek teşkilât emrine alınmış bulunduğu anlaşılmasına binaen, bu hareket ve eylemin, kendisine mevdu amme hizmetinin selametle yürütülmesine doğrudan doğruya mani teşkil edecek bir mahiyeti bulunduğu anılan sebeplerle mümkün olamayacağı cihetle davalı idarece müttehas ve hukuki mesnetten mahrum bulunan teşkilat emrine alma işleminin iptaline oy birliğiyle karar verildi. (D.5.D. 18.2.1965 E. 1964/4522, K. 1965/379)
2- Davacının, Batman ilinde görev yaparken işlediği ileri sürülen fiili nedeniyle Edirne ilindeki görevinden uzaklaştırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında. (Danıştay 5. Daire, E:2002/4105, K:2005/4695, T:19/10/2005, DD: S:111, s.174)
3- Görevden uzaklaştırma yetkisi bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri dışında diğer soruşturma ve denetim elemanları tarafından kullanılamaz.
İsteğin Özeti: İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 21.05.1993 günlü, E: 1992/79, K: 1993/771 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi A.A.`nın Düşüncesi: İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından, anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı S.E.`nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Türk milleti adına hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü: ... Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Sekreteri olan davacı, görevden uzaklaştırılmasına ilişkin 08.01.1992 tarihli işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
İstanbul 4. İdare Mahkemesi`nin 21.05.1993 günlü, E: 1992/79, K: 1993/771 sayılı kararıyla; 2547 sayılı Yasanın 52. maddesinde, üniversitelerde görevli memurların atanma usulünün düzenlendiği; 657 sayılı Yasanın 138. maddesinde ise görevden uzaklaştırmaya yetkili amirlerin belirtildiği; Yüksek Öğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 26. maddesi ile memurları görevden uzaklaştırmaya yetkili kişiler arasında disiplin amirleri ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Üyeleri de sayılmak suretiyle yasa hükmünün genişletilmesi söz konusu ise de, Anayasa`nın 124. maddesine göre Yönetmeliklerin, kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılan objektif düzenleyici tasarruflar olarak öngörülmüş bulunması karşısında yasa hükmünü daraltıcı veya genişletici yönetmeliklerin yürürlükte bulunması halinde bile idare hukuku ilkelerine göre bu durumun, uygulanan işlemin iptal edilmesini engelleyici bir niteliği bulunmadığı, kaldı ki yönetmeliğin ilgili maddesinde disiplin amirlerinin de Yüksek Öğretim Kurumları memurlarını görevden uzaklaştırabilecekleri belirtilirken memurlar arasında genel sekreterlerin ve birim sekreterlerinin hariç tutulduğu; bu durumda, fakülte sekreteri olan davacının, atamaya yetkili amiri üniversite rektörü olduğuna göre 657 sayılı Yasanın 137. maddesine göre disiplin amiri sıfatıyla fakülte dekanı tarafından görevden uzaklaştırılmasına ilişkin işlemde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Davalı İdare; ilgili yönetmeliğin 26. maddesine göre disiplin soruşturması esnasında görevi başında kalmasında sakınca görülenler için disiplin amiri ve soruşturmacılar tarafından soruşturulan şahsın görevden uzaklaştırılmasının mümkün olduğu öne sürmekte ve idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu`nun 138. maddesinde görevden uzaklaştırmaya yetkili amirler; atamaya yetkili amirler, bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar olarak sınırlı bir şekilde sayılmış olup, memur güvenliği gereği görevden uzaklaştırma yetkisi her üste değil, ancak anılan maddede belirtilen amirlere tanınmıştır. Bu sebeple sözü edilen maddede bakanlık ve genel müdürlük müfettişlerine tanınan yetkinin diğer soruşturma ve denetim elemanlarınca kullanılamayacağı, ancak bu kişilerin yetkili amirlere görevden uzaklaştırma için teklifte bulunabilecekleri açıktır.
Olayda soruşturma komisyonunca davacının görevden uzaklaştırılması gerekli görülmüş ve bu tedbire başvurulması dekanlığa teklif edilmiş ise de, bu önerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu`nun 52. maddesi uyarınca davacıyı atamaya yetkili amir olan rektöre yapılması ve ancak rektörün adı geçeni görevden uzaklaştırması mümkün bulunduğundan dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamıştır.
4- Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilip, hukuk ve usule uygun bulunan 21.05.1993 günlü, E: 1992/79, K: 1993/771 sayılı kararın ONANMASINA, 05.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (Danıştay 5.Daire Esas No:1994/286 Karar No:1997/966 )
5- Mesai saatleri içerisinde menfaat karşılığı iş yaptığı saptanan belediye personelinin görevden uzaklaştırılacağı hk.(D.5.D.,26.03.1996,K:85-2170,E:81-2284)














