Basına Demeç Verme
1- …Davacının, bir gazetede yayınlanan yazıdaki bilgileri verdiğinin açık olduğu, yetkisi olmadığı halde basına kamu görevi hakkında bilgi verdiği sabit olan davacının eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 15. maddesinde, "Devlet Memurları Kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak bakanın yetkili kılacağı görevli; illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir." hükmü getirmiş, aynı Yasanın 125/D (g) maddesinde de, yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç verme fiilini işleyenlere fiilin ağırlığına göre l ile 3 yıl arasında kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verileceği belirlenmiştir. Davacıya disiplin cezası verilmesine neden olan ve bir gazetede yayınlanan yazının, yukarıda hükmü yazılı maddede belirtilen anlamda, kamu görevleri hakkında basına bilgi ve demeç vermek olarak yorumlanmasına ve davacıya basına izinsiz bilgi ve demeç vermek suçundan dolayı disiplin cezası verilmesine olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, yerinde bulunmayan İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Yasasının 49. maddesi 1. fıkrası uyarınca bozulmasına (D.10.D, K:89-519, E:88-1504)
2- Öğretmen olan davacının, valiliğin icraatı ile ilgili olarak basına açıklama yaptığı gerekçesiyle disiplin cezası ile cezalandırıldığı işlemde, davacının eğit-sen sendikası temsilcisi sıfatıyla verdiği demecin öğretmenlik görevine ilişkin olmamakla birlikte devlet memuru olma sı nedeniyle hizmeti özelliğine aykırı olan amirlerini suçlayıcı bu davranışına disiplin cezası verilmesi yerinde ise de, suçla verilen ceza arasında adil bir denge bulunması gerektiğinden daha hafif bir ceza verilmesi gerektiği hk.
Öğretmen olan davacının Diyarbakır Valiliğinin icraatı ile ilgili olarak basına açıklama yaptığı gerekçesiyle 657 sayılı Yasanın 125.maddesinin D-g bendi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacının Eğit-Sen Sendika temsilciliğinin Diyarbakır'da kurulması nedeniyle açıklama yaptığı, bu açıklamanın sendika temsilciliğinin açılmasına ilişkin olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle işlemi iptal eden Diyarbakır idare Mahkemesinin 16.3.1993.günlü ve 92 sayılı kararının bozulması istemidir.
57 sayılı Devlet Memurları Yasasının. 15. maddesinde, devlet memurlarının, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo televizyon kurumlarına bilgi ve demeç veremeyecekleri, bu konuda gerekli bilginin ancak Bakanın yetkili kılacağı görevli, illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebileceği belirtilmiş, 125. maddesinin (D-g) bendin de yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren eylemler arasında sayılmıştır.
Olayda, davacı yerel bir gazeteye Eğit-Sen Sendikası Diyarbakır temsilcisi sıfatıyla, sendikalarının faaliyete geçmesini hazmedemeyen valiliğin haklarında suç duyurusunda bulunduğunu belirterek Valilik Makamını eleştiren bir demeç vermiş, bu eylemi davalı idarece 657 sayılı Yasanın 125/D-g maddesi kapsamında değerlendirilerek dava konusu ceza ile cezalandırılmıştır.
657 sayılı Yasanın 15.maddesindeki yasaklamanın ve 125/D-g maddesindeki cezanın, memurun görevli bulunduğu kamu kuruluşu ile ilgili konular da ve durumlarda uygulanması gerektiği açıktır. Davacı hakkında işlem oluşturulmasına neden olan demecin ise kendi öğretmenlik görevine iliş kin olmadığı bellidir.
Bununla birlikte, henüz memur sendikaları ile ilgili yasal düzenlemenin çıkmamış olması nedeni ile ortada yasal olarak kurulmuş bir sendikanın varlığından söz edilemeyeceğinden, basında, sendika yetkilisi sıfatıyla açıklama yaptığı yolundaki davacı savı da, davranışına haklılık kazandırmaz.
Öte yandan, davacının kişilerin düşüncelerini açıklamasının anayasal bir hak olduğu ve bu hakkın Anayasanın 13.maddesine aykırı biçimde kısıtlanamayacağı yolundaki savına gelince; kuşkusuz ki, her vatandaşın anayasa ile güvence altına alınan düşünce ve kanaat özgürlüğü çerçevesinde düşünce ve gözlemlerini dile getirmek ve başkalarına iletme hakkı vardır.
Ancak bu hakkın toplumun tüm bireylerince eşit olarak ve aynı yoğunlukta kullanılmasına olanak yoktur. Devlet memuru olan kişilerin amirleri ve kamu görevleri hakkında açıklamalarında bu hak ve özgürlükleri, daha ölçülü ve daha özenli kullanmaları gerekir.
Olayda davacı sendika temsilciliğinin açılışına uygulanan işlem nedeniyle düşüncelerini ve gördüğü olumsuzlukları dile getirirken, yönetimi eleştirerek suçlamaktadır. Devlet memuru olan davacıya, hizmetin özelliğine aykırı olan bu davranışı nedeniyle disiplin cezası verilmesi yerinde ise de, suçla verilen ceza arasında adil bir denge bulunması gerektiğinden daha hafif bir ceza ile cezalandırılması hakkaniyet gereğidir.
Açıklanan nedenlerle Diyarbakır idare mahkemesi kararının bozulmasına karar verildi.D.8.D. E: 1993/1617 K: 1993/4214
3- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 15. maddesinde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına, Bakanın yetkili kılacağı görevlilerin bilgi ve demeç verebilecekleri hükme bağlanmış olup, davacının Bakanın görevde bulunmadığı tarihte müsteşarın izni ile televizyonda ilkokul yönetmeliği hakkında açıklamada bulunduğu dosyadaki belgelerle sabit olduğundan davalı idarenin davacının izinsiz açıklama yaptığı yolundaki iddiasının haklı ve geçerli bir yönü bulunmamaktadır. Davacının Bakan yerine Müsteşarca verilen izne dayanarak kamuoyuna açıklamada bulunmuş olması hususu ise yasal koşulların gerçekleşmiş olması kaydıyla ancak disiplin kovuşturmasına konu olabilecek bir nitelik taşıdığından bu durum ileri sürülerek adı geçenin İlköğretim Genel Müdür Yardımcılığı görevinden alınmasına hukuka uygunluk görülmemiştir.Öte yandan davacıya kendi görüşü çerçevesinde açıklama yapma yetkisi verildiğine göre, idarenin bu durumu neden yaparak ve takdir yetkisine dayanarak davacının görev yerini ve sınıfını değiştirmesi yolunda işlem tesis etmesinde 657 sayılı yasa hükümlerine ve takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygunu olarak kullanılması gerektiği yolundaki idare hukuku ilkesine de uyarlık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacının Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı İlköğretim Genel Müdür Yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin müşterek kararname ile Ankara İlköğretim Müfettişliğine atanmasına ilişkin işlemin iptaline (D.5.D, K:88-1281, E:87-2439)
4- Davacının mesleğinin sorunlarını ve meslek mensuplarının sıkıntılarını dile getiren sohbetinin basına bilgi ve demeç verme niteliğinde sayılamayacağı hk.(D.8.D.,15.04.1996,K:96-115,E:95-2654)
5- ÖĞRETMEN OLAN DAVACININ, VALİLİĞİN İCRAATI İLE İLGİLİ OLARAK BASINA
AÇIKLAMA YAPTIĞI GEREKÇESİYLE DİSİPLİN CEZASI İLE CEZALANDIRILDIĞI İŞ-
LEMDE, DAVACININ EĞİT-SEN SENDİKASI TEMSİLCİSİ SIFATIYLA VERDİĞİ DEME-
CİN ÖĞRETMENLİK GÖREVİNE İLİŞKİN OLMAMAKLA BİRLİKTE DEVLET MEMURU OLMA
SI NEDENİYLE HİZMETİ ÖZELLİĞİNE AYKIRI OLAN AMİRLERİNİ SUÇLAYICI BU
DAVRANIŞINA DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİ YERİNDE İSE DE, SUÇLA VERİLEN CE
ZA ARASINDA ADİL BİR DENGE BULUNMASI GEREKTİĞİNDEN DAHA HAFİF BİR CEZA
VERİLMESİ GEREKTİĞİ HK.<
Öğretmen olan davacının Diyarbakır Valiliğinin icraatı ile ilgili ola-
rak basına açıklama yaptığı gerekçesiyle 657 sayılı Yasanın 125.madde-
sinin D-g bendi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması ce-
sası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan da
vada, davacının Eğit-Sen Sendika temsilciliğinin Diyarbakır'da kurulma
sı nedeniyle açıklama yaptığı, bu açıklamanın sendika temsilciliğinin
açılmasına ilişkin olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle işlemi iptal
eden Diyarbakır idare Mahkemesinin 16.3.1993 günlü ve 92 sayılı kararı
nın bozulması istemidir.
657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 15.maddesinde, devlet memurları-
nın, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo tele
vizyon kurumlarına bilgi ve demeç veremiyecekleri, bu konuda gerekli
bilginin ancak Bakanın yetkili kılacağı görevli, illerde valiler veya
yetkili kılacağı görevli tarafından verilebileceği belirtilmiş, 125.
maddesinin (D-g) bendin de yetkili olmadığı halde basına, haber ajans-
larına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek,
kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren eylemler arasın-
da sayılmıştır.
Olayda, davacı yerel bir gazeteye Eğit-Sen Sendikası Diyarbakır temsil
cisi sıfatıyla, sendikalarının faaliyete geçmesini hazmedemeyen valili
ğin haklarında suç duyurusunda bulunduğunu belirterek Valilik Makamını
eleştiren bir demeç vermiş, bu eylemi davalı idarece 657 sayılı Yasa-
nın 125/D-g maddesi kapsamında değerlendirilerek dava konusu ceza ile
cezalandırılmıştır.
657 sayılı Yasanın 15.maddesindeki yasaklamanın ve 125/D-g maddesinde-
ki cezanın, memurun görevli bulunduğu kamu kuruluşu ile ilgili konular
da ve durumlarda uygulanması gerektiği açıktır. Davacı hakkında işlem
oluşturulmasına neden olan demecin ise kendi öğretmenlik görevine iliş
kin olmadığı bellidir.
Bununla birlikte, henüz memur sendikaları ile ilgili yasal düzenleme-
nin çıkmamış olması nedeni ile ortada yasal olarak kurulmuş bir sendi-
kanın varlığından söz edilemeyeceğinden, basında, sendika yetkilisi sı
fatıyla açıklama yaptığı yolundaki davacı savı da, davaranışına haklı-
lık kazandırmaz.
Öte yandan, davacının kişilerin düşüncelerini açıklamasının anayasal
bir hak olduğu ve bu hakkın Anayasanın 13.maddesine aykırı biçimde kı-
sıtlanamayacağı yolundaki savına gelince; kuşkusuz ki, her vatandaşın
anayasa ile güvence altına alınan düşünce ve kanaat özgürlüğü çerçeve-
sinde düşünce ve gözlemlerini dile getirmek ve başkalarına iletme hak
kı vardır. Ancak bu hakkın toplumun tüm bireylerince eşit olarak ve ay
nı yoğunlukta kullanılmasına olanak yoktur. Devlet memuru olan kişile-
rin amirleri ve kamu görevleri hakkındaki açıklamalarında bu hak ve öz
gürlükleri, daha ölçülü ve daha özenli kullanmaları gerekir. Olayda,
davacı sendika temsilciliğinin açılışına uygulanan işlem nedeniyle dü-
şüncelerini ve gördüğü olumsuzlukları dile getirirken, yönetimi eleşti
rerek suçlamaktadır. Devlet memuru olan davacıya, hizmetin özelliğine
aykırı olan bu davranışı nedeniyle disiplin cezası verilmesi yerinde
ise de, suçla verilen ceza arasında adil bir denge bulunması gerekti-
ğinden daha hafif bir ceza ile cezalandırılması hakkaniyet gereğidir.
Açıklanan nedenlerle Diyarbakır idare mahkemesi kararının bozulmasına
karar verildi.
|













