EVRAKTA SAHTECİLİK
- …Sanığın; başka bir belgedeki üzerinde imzası bulunan pulu çıkarıp, sahte senede yapıştırması, senet üzerinde ayrıca bir imzanın bulunmaması ve pul üzerindeki imzanın belgede devam ettirilmediğinin anlaşılması karşısında eylem, T.C.K..nun 345. maddesindeki suçu oluşturur. (6.CD.E:1995/10955 K:1995/13022)
- …Uyuşmazlık konusu olayda, Kırşehir Çıraklık Eğitim Merkezinde memur olarak çalışan sanığın suça konu bordrolar, faturalar ve malzeme alımına ilişkin belgeleri sahte olarak düzenlediği ve bu belgelerin resmi belge niteliğinde bulundukları sabittir. Esasen bu konuda herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Ancak. Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürlüğünün 27.02.1992 günlü yazısın da göre; Merkezde daktilo ve ambar memurluğu yanında mutemet olarak da görev yapan sanığın, suça konu belgeleri düzenlemeye yetkili ve görevli olmadığı bildirildiğinden, düzenlenen sahte belgeler ile sanığın görevi arasında illiyet bağı bulunmadığından, eylemi T.C.Yasasının 342. maddesine uyan suçu oluşturur, (Y.C.G.K. 02.05.1994, 6/93-132)
- Görevi gereği kendisine tevdi edilen paraları muhafaza ile yükümlü olan bir Daire Mutemedinin zimmetine para geçirmesi suçunun oluşması için bu paraların görevinin normal fonksiyonu gereği olarak hakiki belgelerle kendisine ödenmiş olması şarttır. Dava konusu olayda ise, sanığın, mağdurun sahte imzasıyla tanzim ettiği gerçek dışı bordro karşılığında aldığı paraları muhafaza etmesi gibi bir mükellefiyeti bahse konu olamaz. Bu itibarla sabit olan eylem Dairemiz müstakar içtihadına göre zimmet değil, T.C.K.nun 339. maddesinde yazılı sahtecilik suçunu teşkil eder. (T.C.K. 339) (6.C.D.-7.7.1982-2400/2733)
- Sanığın, Milli Eğitim Bakanlığına hitaben yaptığı ihbar dilekçesinde şahit o1arak gösterdiği isimlerin karşısına onlar adına imza atmaktan ibaret olan eyleminde özel evrakta sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden (T.C.K. nun 345 inci maddesiyle) hükümlülüğüne kara verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. (6.C.D. -22.5.1984 -2375/4335)
- Sanığın son sınıfına öğrenci olarak okuduğu Sakarya D.M.M. Akademisinden mezun olmadığı halde olmuşçasına 17.4.1979 tarihli mezuniyet belgesini sahte olarak düzenleyerek fotokopisini çıkarttığı ve bunu da Noterden tasdik ettirip askerlik şubesine ibraz etmek suretiyle resmi evrak sahteciliği suçunu işlediği açık ikrarı, Adli Tıp Meclis Raporu ve dosya kapsamından anlaşılan ve düzenlemeyle oluşan resmi evraktaki sahtecilik suçlarında kamu düzeni yönünden zarar ihtimalinin daima melhuz bulunduğu gözetilmeden sanığın mahkumiyeti yerine yazılı gerekçelerle beraatına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. (T.C.K. 342) (6.C.0.-17.6.1980 .4609/4594)
- Gerçeğe aykırı resmi, belge ve başkaları adına çek düzenleyerek Bankadan para alan Belediye görevlisinin eylemi resmi belgede sahtecilik olup zimmet değildir. (T.C.K. 339) (5.C.D..13.7.1978.1628/2493)
- Sanığın başka bir şahsın adın vermek suretiyle o şahıs adına girdiği ilkokulu bitirme imtihanını kazanması üzerine o şahıs adına okul diplomasın düzenlendiği oluş ve kabulden anlaşılmış ve diplomanın düzenlenmesi ile zararın gerçekleşmiş bulunmasına göre T.C.K. nun 343. maddesinin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir. (T.C.K. l43) (6.C.D..21.5.1971-2899/2946)
- T.C.K. nun 339. maddesinde yazılı resmi evrakta sahtekarlık suçunun teşekkülü için o evrakın bir memur tarafından tanzim edilmiş olması kafi gelmez. Muhtevası dolayısıyla ve icra olunan fonksiyona nisbetle selahiyeti dairesine girmesi gerekir (Y.6.C.D. - 7.3.1963 -6040/1349)
- …Kurum müdürünün demirbaş defterinde tahrifat yaparak veya alınan demirbaşların defterine zamanında kayıt edilmesini ve demirbaş kayıt nizamına uyulmasını sağlamamak suretiyle ilgilerine göre 23 adet dikiş makinesi ile 1 adet yazı makinesinin kayıp olmasına neden olduğu, adı geçen sanık itiraz dilekçesinde sözü edilen iddia konularının önceden soruşturma konusu yapılarak karara bağlandığını ileri sürmekte ise de, dosyada bu iddiayı doğrulayacak yeterli kanıt bulunmadığı anlaşıldığından itirazın reddi ile hakkında T.C.K.’nun 339 ve 240 . maddeleri gereğince yöntem ve yasaya uygun verilen kararın uygulama madde Sanığın, hak sahibi memurların ek ücret, fazla mesai, terfi farkları, aile ve çocuk yardımı tutarları ve seyahat kart bedellerini mal edinmek suretiyle işlediği basit zimmet suçuna ilaveten, raporlu, ücretsiz izinli olmaları nedeniyle mesaiye kalmayan görevlileri, mesaiye kalmış gibi gösterip hak sahibi olmayanlar ile ilgili sahte bordro düzenlemek suretiyle TCK.nun 339. maddesinde yazılı evrakta sahtekarlık suçunu da işlediği gözetilmelidir. 5.CD.E: 1993/1357 K: 1993/1723 (YKD. MAYIS 1994)
10. …Kurum müdürünün demirbaş defterinde tahrifat yaparak veya alınan demirbaşların defterine zamanında kayıt edilmesini ve demirbaş kayıt nizamına uyulmasını sağlamamak suretiyle ilgilerine göre 23 adet dikiş makinesi ile 1 adet yazı makinesinin kayıp olmasına neden olduğu, adı geçen sanık itiraz dilekçesinde sözü edilen iddia konularının önceden soruşturma konusu yapılarak karara bağlandığını ileri sürmekte ise de, dosyada bu iddiayı doğrulayacak yeterli kanıt bulunmadığı anlaşıldığından itirazın reddi ile hakkında T.C.K.’nun 339 ve 240 . maddeleri gereğince yöntem ve yasaya uygun verilen kararın uygulama maddesinin T.C.K.’nun 339 .maddesi olarak düzeltilerek onanmasına.(D.2.D. E:1993/134, K:1993/1536)
11. Orman Bölge Şefliği katibi ve mutemedi bulunan sanığın geçici işçi olarak çalıştıran şikâyetçi Hasan ile Haydar’a göreve başladıkları 1984 yılı Mayıs ayından itibaren hakettikleri ücretlerini usulüne uygun şekilde düzenlenen aylık bordrolarının tahakkuk kısımlarını göstermeden imza ettirerek dairesini aldatacak nitelikte hile ve hud’a yapmak suretiyle yazılı gerçek ücret miktarından eksik ödeme yaptığı,bu şekilde hasıl olan altı aylık toplam 52.744 lirayı ihtilasen zimmetine geçirdiğine yer verilerek uygulama yapmıştır.
Oysa, zimmet suçunun oluşması için;
Suçun faili memur olmalıdır.
Suçun konusu para veya para hükmündeki evrak ve senetler,taşınan mallar olmalıdır.
Suç konusu para ve diğer kıymetler görev nedeni ile faile tevdi edilmiş olmak ve murakabe,muhafaza veya mes’uliyet altında bulunmalıdır.
Memur kendisine görev nedeniyle teslim edilmiş bulunan para ve diğer kıymetleri zimmetine geçirirken fiilin meydana çıkmamasını anlaşılmaması temin maksadıyla hile hud’a yoluna başvurmuş bulunmak ve bu hile ve hud’alar dairesini aldatacak nitelikte olmalıdır. Sanıkta ihtilasen hizmet suçunu işleme kasdı bulunmalıdır. Bu beş unsurdan birinin mevcut olmaması halinde fiil ihtilasen zimmet olarak nitelendirilemez. Dava konusu eylemde suçun yukarıda (4) nolu açıklanan öğesi oluşmamaktadır. Zira , hilenin dairesine yönelik olmayıp şikayetçi hak sahiplerine karşı yapıldığı,onların hulüs ve saffetinden yararlanıp hataya düşürülerek haksiz çıkar sağlandığı,bu suretle eylemin müteselsil dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde ihtilasen zimmet olarak nitelendirilmesi bozmayı gerektirmiştir. (5.C.D.-19.3.1987-8634/1620)
12. Lisesinde maaş mutemeti olarak görev yapan sanığın, 1979 yılının Eylül ayından itibaren maaş bordrolarında kasten toplama hataları yapmak suretiyle saymanlıktan 1.515.193 lira fazla para çektiği iddia edilmektedir. Zimmet ve ihtilas suçlarının teşekkülü için eşya ve paraların görevinin normal fonksiyonu icabı ve yasaya uygun belgeler esas alınarak memura tevdi edilmiş olması gerekir. Sahte belgelerle, saymanlıktan 1.515.293 lira fazla para çektiği iddia edilen sanığın eylemi “zimmet” değil, “resmi evrakta sahtekarlık” suçunu oluşturur. (C.G.K.-21.12.1987-YYB/458-655)
13. Bir daire mutemedinin zimmetine para geçirme suçunun oluşması için görevinin normal fonksiyonu icabi gerçek belgelerle paranın kendisine ödenmesi koşul olduğundan, dava konusu olayda, sanığın tazminat hakkı bulunmayanları bordroya ilave etmek suretiyle mutemetlik sıfatından yararlanarak aldığı paraların muhafaza etmesi gibi bir hükümlülüğü bir bahis konusu olamayacağından eylemin belgelerdeki tahrifatın aldatıcı olması halinde sahtecilik, aksi halde görevi kötüyü kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde (T.C.K’nun 202/1.maddesiyle)hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir. (5.C.D. 7.3.1985-35/907)
14. Şayet, mutemet gerçeğe uymayan resmi belgeler (sahte bordrolar) düzenleyerek ve mutemetlik sıfatından faydalanmak suretiyle dairesince kendisine para ödenmesini temin etmişse bunları muhafaza mükellefiyeti bahis konusu olamayacağı cihetle sabit olan faaliyetlerinin tümü, dairemizin müstekar içtihatlarına göre zimmete para geçirme değil sahtecilik suçunu teşkil eder. Olayımızda da Milli Eğitim Müdürlüğün de mutemet olan sanık nakli yekünleri yüksek göstermek suretiyle 1979 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ait düzenlediği sahte bordrolar ile saymanlıktan temin ettiği fazla paraları temellük etmiş olmasına göre,bu paraları muhafaza etme zorunluluğunda olmadığı ve bunun sonucu bu paralara yasal olarak vaz-ı ülyet bulunmadığı ve tüm eylemlerinin bu nedenle de müteselsil sahte evrak düzenlemek suçunu oluşturduğu halde,yazılı şekilde zimmete para geçirmek suçundan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. (5.C.D.-15.8.1980-2734/2675)
15. ....Lisesinde katip olarak görevli bulunan sanığın maaş mutemedi tanık M’yi kendisine iş güçlüğü artışı ödenmesine olanak verecek daktilo kadrosunun gönderileceğine ve kadro verilinceye kadar bu ödemenin yapılmasına inandırıp Mart/1975 tarihinden itibaren gerçeğe aykırı bordrolar düzenlettirdiği ve 1976 mali yılı kadro çizelgesinin okula gönderilen örneğindeki (1) rakamını (2) olarak değiştirmek suretiyle ödemenin devamını sağladığı böylece Mart/1975-Nisan/1977 tarihleri arasında toplam 6.989 lira iş güçlüğü ödeneği aldığının anlaşılmasına, zimmet suçunun oluşabilmesi için paraların görev nedeniyle ve gerçek belgelerle sanığa verilmiş olması gerekmesine,dava konusu olayda ise,sanığın önce gerçeğe aykırı olarak düzenlettirdiği, sonrada tahrif ettiği kadro çizelgesine dayandırdığı bordrolar karşılığı aldığı paraları koruması gibi bir hükümlülüğü konu olamayacağına göre, eylemin sahtecilik suçu niteliğinde olduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde (T.C.K.’nun 203,80 ve 227/2. maddesiyle) hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir. (5.C.D.15.10.1980-2600/3370)
16. Zimmet suçunun oluşması için sanığın,görevi gereği ve yasal olarak kendisine verilmiş,korunması ve denetlenmesi ile hükümlü olduğu parayı kendine maletmesi gerekir. Sayman Mutemedi olan sanığın, idarenin Türkiye Halk Bankası hesabında bulunan ve ancak çift imzalı çekle alınabilecek parayı diğer yetkilinin imzasını taklit ederek tanzim ettiği çekle çekmiş ve bu suretle yasal olarak kendisine tevdii söz konusu olmayan .......... lirayı temellük etmiştir.Bu itibarla sanığın eylemi ihtilasen zimmet değil T.C.K.’nun 339.maddesinde yazılı sahtecilik suçunu oluşturur.(T.C.K.203,339) (5.C.D.-27.2.1979-436/440)
17. Sanığın istifaen ayrılmış olan bir öğretmenin istifasını yürürlüğe koymayıp çalışıyormuş gibi maaş tahakkuk ettirerek bu parayı maledindiği, öğrenci harçlarına ilişkin bordrolarda da mükerrer öğrenci göstermek suretiyle aldığı paraları da temellük ettiği olaya uygun şekilde kabul edilmiştir.
Zimmet ve ihtilas suçunun oluşması için,paraların görevin normal fonksiyonunun icabı olarak gerçek belgelerle sanığa verilmiş olması ön şart bulunmasına, olayda ise sanığın yukarıda anlatıldığı şekilde sahte bordrolarla aldığı parayı muhafaza etmek gibi bir mükellefiyeti olmadığından eylemin T.C.K.’nun 339.maddesine uygun sahtecilik niteliğinde iken ihtilasen zimmet olarak kabûlü bozmayı gerektirmiştir. (5.C.D.-25.9.1979-2526/2488)
18. Aslı mevcut olmayan evrak içindekilerinin doğruluğunu tasdik etmekten ibaret olan sahteciliğinin T.C.K.'nun 341/2. maddesine uygun düştüğü gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,(6. C.D. 19.10.1988, 7062/11196
Son Güncelleme (Çarşamba, 28 Nisan 2010 15:15)













