Mahkeme Karar Özetleri
GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA
GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA
- …Bir memurun yasal görevini yaparken yasalara ve hukuka aykırı davranmasıyla oluşan T.C.K..nun 240. maddesine uyan görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunda, yönetimin zarara uğraması koşul değildir. (4.C.D.E: 1995/7825 K: 1996/239)
- …İl Milli Eğitim Müdürünün tatil günü görev gereği olmadığı halde bizzat kendisi kullanarak resmi araçla il merkezinden ilçeye gittiği, daha sonra geri dönerken bizzat kullandığı aracı duvara çarpması sonucu meydana gelen hasarı devlet bütçesindeki ödenekle tamir ettirdiği, ayrıca sanığın Halk Eğitim Merkezine yaptırdığı şahsi mobilyalarını resmi taşıtla il merkezine taşıttırdığı dosyadaki tanık ifadeleriyle tüm bilgi ve belgelerden anlaşıldığından, sanığın 1. Konuda eylemine uyan T.C.K.’nun 240., diğer konudan 237 sayılı Taşıt Kanununun 16. Maddesi uyarınca verilen kararın onanmasına (D.İ.İ.K. E:1994/25, K:1994/53)
- …Maaş mutemedi olan sanık; düzenlediği maaş bordrolarında, tahakkuk ve ödenecek miktar sütunlarına aynı miktar olmak üzere gerçek miktardan daha fazla yazarak, fazla mesai ve vergi iadesi bordrolarında ödenecek miktar sütununda yaptığı artırıma uygun ve netten brüte gitmek suretiyle gelir ve damga vergisindeki artışı tahakkuk miktarına ekleyerek bordrolara göre kesilen çek karşılığı 13.319.941 lirayı bankadan tahsil edip maledindiği ve işten ayrılan bir kişiyi ek ücret ödeme bordrosuna dahil edip bu kişiye 124.000 lira ödenmesini sağlayarak toplam 13.442.941 lirayı maledindiği, bu paraların sanığın görevinin normal fonksiyonu gereği tevdi olunan veya onun muhafaza ve sorumluluğu altında bulunan paralar olmadığı anlaşıldığından, zimmete para geçirmek suçu oluşmaz. Sanığın eylemi kandırma yeteneği varsa müteselsil sahtecilik, aksi halde görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturur. (D.5.D., E:1994/246, K:1994/620)
- …Sanıklar ... Lisesi Müdürü ... Müdür Yardımcıları ... ve ... ile öğretmenler ... ve ...'ların 1990-1991 öğretim yılı güz dönemi bütünleme sınavlarında komisyon üyesi olarak sınav kağıtlarını ayrı ayrı incelettikleri, ikinci incelemenin de komisyon halinde değil kağıtların ayrı ayrı incelenmesi şeklinde yapıldığı ve bir kısım öğrencilerin ilk incelemede saptanıp sınav kağıdı üzerinde yazılan geçmez notlarının ikinci incelemede hiçbir değişiklik olamadan 5 notuna çevrilerek geçer not haline getirildiği soruşturma dosyasının incelenmesinden anlaşıldığından, itirazlarının reddi ile (T.C.K.'nın 228 ve 339.maddeleri uyarınca) ...muhakemelerine ( soruşturulmalarına) ilişkin ... kararın uygulama maddesinin T.C.K.'nın 240. maddesi olarak değiştirilmek suretiyle onanmasına (D.2.D.E:1993/ 770 K:1993/159)
- Ortaokulu müdürü olan sanığın okul-aile birliği kararı gereğince okulda takviyeli İngilizce öğrenimi yapmak üzere bir lisan laboratuarı açmak için birliğin karşılayamadığı paranın yeni açılacak sınıfta okuyacak öğrencilerden sağlanmasına teşebbüste bulunmaktan ibaret eyleminde görevi kötüye kullanma suçunun kasıt ve unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden beraatı yerine yazılı düşüncelerle (T.C.K.’nın 228/1. Maddesiyle) mahkumiyetine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. (4.C.D.-24.2.1988-1241/1471).
- …Okul ve camilere olması gereken uzaklık kurallarına uyulmaksızın umuma açık yerlere usulsüz olarak, kıraathane ve içkili yerler işletme izin belgesi verilmesi eylemi görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur. (D.2.D., E. 1995/1969,K. 1997/30)
- Memurun topladığı para görevi gereği kendisine verilmemiş, üzerinde koruma, denetim ve sorumluluğu bulunmayan parayı kandırıcılık yeteneği olan sahte belgeler düzenleyerek mal edinmesi zimmet değil, sahtecilik suçu niceliğindedir. Düzenlenen evrakın aldatıcılık yeteneğinin bulunmaması halinde ise, eylem genel anlamda görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur. (5.C.D.-2.5.1984-973/1879)
- Lisede hizmeti olduğu anlaşılan sanığın T.C.K. nun uygulanmasında memur sayılmayacağı görevi kötüye kullanma suçundan hükümlülüğüne karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. (4.C.D.-7.12.1984-8155/8522)
- Sanık (B) nin........ Endüstri Meslek Lisesi Mutemedi bulunduğu sırada maaş bordrolarını düzenlerken öğretmenlere ait aylık ve ek ders ücretlerini usulüne uygun olarak tahakkuk ettirdiklerinden sonra kesintiler bölümünün “gelir vergisi” sütunları toplamlarını gerçek miktarından noksan yazıp “para olarak ödenmesi gereken miktar” sütunlarını o kadar fazla göstererek yatay toplamlar arasında dengeyi sağladığı ve anılan bordroların Mal Müdürlüğünce incelenip denetlemeden verile emrine bağlanmasından yararlanarak 1980-1981 mali yıllar içerisinde değişik bordrolarla toplam........... lirayı Maliyeden haksız temellükte bulunduğu anlaşılmıştır.
Görevi nedeniyle kendisine verilen paraları saklama ile yükümlü olan bir Daire Mutemedinin zimmet suçunun oluşması için, bu paraların kendisine görevinin normal fonksiyonu gereği ödenmesi şarttır.
Dava konusu olaya da ise, sanığın para olarak ödenmesi gereken miktar sütunlarındaki tahakkuk toplamlarını fazla göstermek suretiyle sahte olarak düzenlendiği bordrolar karşılığında aldığı paraları saklama (muhafaza) gibi bir yükümlülüğü söz konusu olamaz.
Bu durumda sanığın zincirleme yaptığı sahteciliğin aldatıcılık yeteneğinde bulunmaması nedeniyle oluşan eylemin T.C.K.nun 240. maddesinde tanımlanan görevi kötüye kullanmak niteliğinde bulunduğu düşünülmeden adiyen zimmet suçundan hüküm konulması bozmayı gerektirmiştir. (T.C.K.202,339,240) (5.C.D.-26.5.1982-2601/2056)
10. Mutemet olan sanığın maaş bordrolarını (istihkak toplamı) ve ( para olarak verilmesi gereken miktar ) sütunlarındaki toplamları gerçek miktara nazaran fazla göstermek suretiyle düzenleyip sonuçta 180.000 lira menfaat sağladığı anlaşılmış ve oluş mahkemece de bu şekilde kabül etmiş olmasına göre,muhasebece yapılacak basit bir kontrol ile meydana çıkacak bu sahteciliğin aldatıcılık yeteneği bulunmaması nedeniyle görevi kötüye kullanma niteliğinde olan eylemin bilirkişilerin vasfına değinen görüşlerine itibar ederek sahtecilik olarak kabûlü ile T.C.K.’nün 240. madde yerine 339/1. maddesiyle cezalandırılması,bozmayı gerektirmiştir. (5.C.D.-8.6.1987-2506/3283)
11. ..... Lisesi Müdürü olan sanığın savunmasının aksine temellük kasdıyla hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı bir kanıt bulunmadığı ve okul ihtiyacı için aldığı odunun nakliye ve kırdırma parasını karşılamak amacıyla miktarı fazla göstermekten ibaret eyleminin T.C.K. nun 240. maddesinde tanımlanan genel anlamda görevi kötüye kullanmak suçu niteliğinde bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde (T.C.K.nun 202/1. maddesiyle ) hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. (5.C.D.- 17.9.1986 – 6563 /3550)
12. Ticaret lisesinin mutemedi olan sanığın öğretmenlerin aylık, yan ödeme, terfii farklarına ait bordrolarda topladığı rakamları fazla göstererek ve ilgililerin bordroları incelememesinden ve kontrol etmemesinden yararlanarak fazladan aldığı 165.457 liraya temellük etmesinden ibaret olan eyleminin zincirleme görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu nazarı itibaren zimmet olarak kabülü, bozmayı gerektirmiştir. (5.C.D.-14.2.1984-3927/505)
13. Mutemet olan sanığın öğretmenlere ait aylık ve ek ders ücretleri bordrosunda para olarak ödenmesi gereken miktar sütunlarındaki tahakkuk toplamlarını fazla göstermek suretiyle sahte olarak düzenlediği bordrolar karşılığında aldığı paraları saklama (Muhafaza etme) gibi bir hükümlülüğü söz konusu olamaz. Bu durumda sanığın zincirleme yaptığı sahteciliğin aldatıcılık yeteneği bulunmaması (Bordrolar Mal Müdürlüğünce kontrol edilseydi veya gereği gibi kontrol edilseydi sahtecilik kolaylıkla tesbit edilebileceğinden) nedeniyle oluşan eylemi,adiyen zimmet olmayıp T.C.K.’nun 240. maddesinde tanımlanan görevi kötüye kullanma niteliğinde de. (T.C.K.202, 203, 339, 249) (5.C.D.—26.5.1982-1601/2056)
14. Görevi savsama suçu ceza uygulamasında memur sayılan bir kimsenin görevini yapmaması ya da gecikerek yapması, görevde yetkiyi kötüye kullanma suçuysa memurun yasal düzenlemelerle kendisine verilen bir görevi yasaya aykırı yapmasıyla oluşur. Birincisinde etkin olmayan, ikincisinde etkin bir davranış söz konusudur. Olayımızda sanığın eylemi Yasanın kendisine verdiği görevi yapmama ya da gecikmeyle yapma biçiminde değil yasaya aykırı biçiminde gerçekleştiğinden görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu oluşmaktadır. (4.CD. 9.3.1999, 695/1501)
15. Devlet memurlarının bir şahıs veya diğer bir memur hakkında, görevini yasaya aykırı şekilde kötüye kullanmak suretiyle bulunduğu keyfi işlem, eğer doğrudan doğruya kişiye yönelip kişisel bir hakkın zarara uğramasına neden olmuşsa T.C.K..nın 228. maddesinde düzenlenen suçu oluşturur. (C.G.K., E: 2001/4-86 K:2001/92)
16. Mutemet olan sanığın öğretmenlere ait aylık ve ek ders ücreti bordrosunda para olarak ödenmesi gereken miktar, sütunlarındaki tahakkuk toplamlarını fazla göstermek suretiyle sahte olarak düzenlediği bordrolar karşılığında aldığı paraları saklama gibi bir yükümlülüğü söz konusu olamaz. Bu durumda, sanığın zincirleme yaptığı sahteciliğin aldatıcılık yeteneği bulunmaması (bordrolar Mal Müdürlüğünce kontrol edilseydi veya gereği gibi kontrol edilseydi sahtecilik kolaylıkla tespit edileceği) nedeniyle oluşan eylemi, adiyen zimmet olmayıp T.C.K.’nun 240. Maddesinde tanımlanan görevi kötüye kullanma niteliğindedir. (Yarg. 5.C.D.-26.05.1998-1601/2056)
Son Güncelleme (Çarşamba, 28 Nisan 2010 15:08)













